Matematik Öğrenme Bozukluğu-Diskalkuli Nedir

Özel öğrenme güçlüğü tanılamasında büyük problemler yaşanmaktadır.  Tanılamada ergen çocuk psikiyatrisi raporu gereken ancak çalışmaları eğitimciler tarafından yapılan bir nörolojik farklılıktır. Her hareketli ve dikkat süresi kısa olan çocuk DEHB değildir

Diskalkuli, matematikle ilgili  bozuklulardır. Zorlukları kişiden kişiye değişen ve hayat boyu sürebilecek bu bozukluklar tek bir çeşit değildir.

Erken çocukluk:
Sağlam bir matematik temeli inşa edebilmek, pek çok değişik beceriyi içermektedir. Öğrenme zorluğu yaşayan küçük çocuklar sayıların anlamını öğrenmek (sayı kavramı), nesneleri şekil, biçim veya renge göre sıralamak; grupları ve kalıpları tanımak; büyük/ küçük  veya uzun/ kısa gibi kavramları bulabilmek türünden zorluklar yaşayabilirler. Bu çocuklar için ayrıca, saymayı öğrenmek, sayıları tanımak ve sayılarla çoklukları eşleştirmek de zor olabilir.

Okul dönemi çocukları:
Matematik öğrenmesi sürdüğü sürece, dil süreciyle ilgili sorunları olan okul dönemi çocukları, toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerinin kullanıldığı  temel matematik problemlerini çözmekte zorluk yaşayabilirler. Temel matematik olguları (zamanla ilgili tarifeler gibi) hatırlamak ve hatırda tutmak için çok uğraşmak zorunda olup; bilgilerini ve becerilerini matematik sorularını  çözmek için nasıl uygulayabileceklerini akıllarında canlandırmakta zorluk yaşarlar. Zorluklar aynı zamanda görsel- mekansal becerilerdeki zayıflıklardan da ortaya çıkabilir; bu durumda kişi, matematik olguların gerekliliğini anlayabilir fakat bunları düzenli bir şekilde kağıda dökmekte zorlanabilir. Bunun yanı sıra,görsel- mekansal zorluklar, tahtada yazılanın ya da ders kitaplarındaki görevlerin anlaşılmasında bir takım güçlükler yaratabilir.

Gençler & yetişkinler:
Eğer temel matematik olgular iyice sindirilmemişse, dyscalculia’sı olan pek çok genç ve yetişkin daha ileri matematik uygulamalara geçmekte zorlanabilirler. Dil süreçleriyle ilgili sorunları olanlar için matematiğin dilini kavrayabilmek zor olabilir.
Uygun bir kelime haznesi olmadan veya kelimelerin anlamıyla ilgili netlik oluşmadan matematik bilgisini inşa etmek zordur.
Daha ileri düzey matematikte başarı için, kişinin birçok adımdan oluşan işlemleri takip edebiliyor olması gerekmektedir. Öğrenme zorluğu olan kişiler için, kalıpları, bir matematik probleminin kısımlarını görselleştirmek veya eşitlik ile daha karmaşık  problemlerin çözümü için gerekli bilgiyi ayıklayıp bulabilmek zor olabilir.

Uyarı işaretleri nelerdir?
Matematikle ilgili yetersizlikler ne kadar çeşitli ise, bu belirtileri gösteren insanların bu alanla ilgili yaşadıkları zorluklar da o kadar çeşitli olur. Bununla birlikte, bir insanın matematik beceride öğrenme zorluğunun olması, o kişinin genel anlamda öğrenme zorluğu yaşayacağı anlamına gelmez. Her öğrenci farklı şekillerde öğrenir ve özellikle pek çok genç insan için, somut matematik işlemleri pratik bir şekilde yapabilmek için  zaman ve uygulama gerektirmektedir. Eğer bir insan aşağıdaki alanların birinde zorluk yaşıyorsa yardım alması yaralı olabilir:
*
Konuşma, okuma ve yazmada iyi, fakat sayma ve matematik sorusu çözme becerisinde yavaşsa
*
Bir yerden alınmış sözcüklerin hatırlanmasında iyi, fakat sayıların okunması veya sayıların bir sıra içinde hatırlanmasında zorluklar varsa
*
Genel matematik kavramlarda iyi, fakat belirli işlem . şekilleri ve düzenleme becerileri gerektiğinde zorlanıyorsa.
*
Zaman kavramıyla ilgili sorun varsa –sürekli gecikiyor, programları hatırlamada güçlük çekiyor, herhangi bir faaliyetin ne kadar süreceğini hesaplamada zorlanıyorsa
*
Yön duygusu zayıfsa –kolayca kendini kaybolmuş hissediyor ya da bildik yoldan sapınca kafası karışıyorsa
*
Kavramların uzun süreli hafızada saklanmasında zayıfsa –matematik işlemlerini bir gün yapıp başka bir gün aynı işlemleri tekrarlayamazsa
*
Zayıf zihinsel matematik becerisi söz konuysa –günlük alış veriş malzemelerinin fiyatını hesaplamada veya tatile kaç gün kaldığının tahmini hesaplanmasında güçlükler yaşıyorsa
*
Satranç, briç gibi strateji oyunları ya da bilgisayar oyunları oynamada zorlanıyorsa
*
Sayıların akılda tutulmasını gerektiren kart oyunları gibi oyunlarda güçlükler yaşıyorsa yardım alması yararlı olacaktır.

Diskalkuli nasıl teşhis edilebilir?
Bir öğretmen ya da eğitimli bir profesyonel, öğrencinin matematik öğrenme yetersizlikleriyle ilgili değerlendirmesini yaparken öğrenciye matematikle ilgili geniş bir beceri ve davranış becerisi hakkında sorular sorar. Genellikle kağıt- kalemli matematik testleri sıkça kullanılmakla birlikte, bir değerlendirmenin daha fazlasına ihtiyacı vardır. Buna göre, kişinin  ileri düzeyde, günlük problemleri çözerken olduğu gibi sayıları ve matematiksel kavramları ne şekilde anladığı ve kulandığı ortaya çıkartılmalıdır. Değerlendirme, kişinin beklenen ve değerlendirmelerden aldığı beceri seviyelerini karşılaştırmayı ve değerlendirme notları verilirken kişinin kendine has güçlü ve zayıf yanlarını anlamayı gerektirmektedir. Aşağıda bununla ilgili bazı alanlar belirtilmiştir:
*
Sayma, toplama, çıkarma, çarpma ve bölme gibi temel matematik beceriler konusunda yapabildikleri
* .
Anlayıp anlamadığını gösteren, yapılması gereken işlemleri tahmin edebilmesi: ne zaman toplama, çıkarma, çarpma, bölme yapılması gerektiğini bilme veya ileri düzeydeki işlem becerisi
*
Nesneleri mantıksal bir sırada düzenleyebilme becerisi.
*
Zaman ve para kullanımıyla ilgili tahmin yapabilme becerisi.
*
Sayısal çoklukları tahmin edebilme becerisi
*
Yaptığı işi kendi kontrol edebilmesi ve problem çözerken alternatif yollar bulabilme becerisi olarak kabul edilebilir.

Diskalkuli’nin tedavisi:
Bir öğrenciye yardım edebilmenin ilk adımı onun güçlü ve zayıf yönlerini bulabilmektir. Teşhisten sonra ebeveynin, öğretmenlerin ve diğer eğitimcilerin, öğrencinin daha verimli bir şekilde matematik öğrenebilmesine yardım etmek için beraber çalışıp stratejiler üretebilmelidirler. Sınıfın dışında yardım almak öğrencinin ve özel öğretmenin, öğrencinin kendine özgü zorluklarına, yeni konulara hemen geçme baskısını üzerlerinde hissetmeden yoğunlaşabilmerini sağlamaktadır. Sürekli yapılan tekrarlar ve belirli konulara özgü alıştırmalar daha kolay anlamayı sağlayabilmektedirler. Sınıf içinde ya da dışında uygulanabilecek diğer stratejiler ise aşağıdaki şeklinde sıralanabilinir:
*
Fikirlerini kağıt üzerinde düzenleme konusunda güçlük yaşayan öğrenciler kareli kağıt kullanabilirler.
*
Matematik olgulara yaklaşım biçimleri için farklı yollar bulmaya çalışın: mesela çarpım tablosunu sırf ezberletmek yerine, “8×2=16 olduğuna göre 16’nın iki katı olarak 8×4=32 olmalı” şeklinde anlatmayı deneyin.
*
Yeni becerilere somut örneklerle başlayıp, sonra soyut uygulamalara doğru giderek, giriş yapın.
*
Dil konusundaki zorluklarda, fikirleri ve problemleri açıkça anlatın ve öğrencilerin istedikleri gibi soru sorabilmeleri için onları teşvik edin.
*
Mümkün olduğunca az dikkat dağıtıcı özelliği olan bir çalışma yeri temin edin ve kalem, silgi ile diğer eğitim araçlarının ihtiyaç duyulduğunda el altında olmasını sağlayın.
*
Olabildiğince az dikkat dağıtıcı özelliği olan bir çalışma yeri temin edin:  kalem, silgi ile diğer eğitim araçlarının ihtiyaç duyulduğunda el altında olmasını sağlayın.
*
Öğrencilerin kendi güçlü ve zayıf yönlerini farketmelerine yardım edin. Bir insanın nasıl daha iyi öğrenebileceğini anlamak, akademik başarı ve güven duygusuna ulaşmasında büyük bir adımdır.

Bu konuyu sevdiklerinizle paylasin...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Bu yazı Matematik Beceride Öğrenme Zorluğu-dyscalculia kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Matematik Öğrenme Bozukluğu-Diskalkuli Nedir için 15 cevap

  1. Ferah der ki:

    Merhaba Şule Hanım; 9 yaşında 3. sınıfa giden bir kızım var. Kızım diğer derslerinde başarılı olmasına rağmen, matematik dersinde zorlanıyor. Çarpım tablosunu halen öğrenemedi. Toplama çıkarma işlemlerini parmak sayarak yapıyor. Mesela 10- 2 nin bile cevabını parmak saymadan söyleyemiyor. Problem çözümünde soruyu rahat anlıyor, hangi işlemleri yapacağını bulabiliyor. Ancak sayma ve dört işlemde çok yavaş, saati kavrayamadı. Bunları yaparken zorlandığı için matematik dersinden nefret ediyorum, çalışmayacağım deyip gergin davranıyor. Bunun bir rahatsızlık olduğunu ben de geç fark ettim. Tedaviye nasıl başlayabilirim,yaşadığımız yerde herhangi bir psikiyatra mı gitmeliyiz yoksa hemen bir üniversite hastanesine mi gitmeliyiz. Ayrıca kızıma nasıl davranacağım konusunda yardımcı olur musunuz? Şimdiden teşekkür ederim.

    • Sule Soyer der ki:

      Merhaba
      Cocugunuz (diskalkuli) matematik ogrenme guclugu yasiyor olabilir. Bu durumunun kesin teshisi icin elbetteki bu konularda uzman bir egitim psikologuna gitmeniz gereklidir. Ancak her zaman icin en buyuk destek ve yardimcisi siz olacaksiniz. Islemleri parmakla sayarak yapmasi bu zorlugu yasayan cocuklar icin hic sorun degil. Bu onun kendi buldugu bir cozum seklidir.
      Siz onun kendini taanimasina, en kolay nasil ogrenebilecegini kavramasina,nasil bir metodla islemleri dogru yapabilecegini kesfetmesine yardimci olacak ve oz guvenini kazanmasi icin onu tesvik edeceksiniz.

      Diskalkuli’nin tedavisi:
      Bir öğrenciye yardım edebilmenin ilk adımı onun güçlü ve zayıf yönlerini bulabilmektir. Teşhisten sonra ebeveynin, öğretmenlerin ve diğer eğitimcilerin, öğrencinin daha verimli bir şekilde matematik öğrenebilmesine yardım etmek için beraber çalışıp stratejiler üretebilmelidirler. Sınıfın dışında yardım almak öğrencinin ve özel öğretmenin, öğrencinin kendine özgü zorluklarına, yeni konulara hemen geçme baskısını üzerlerinde hissetmeden yoğunlaşabilmerini sağlamaktadır. Sürekli yapılan tekrarlar ve belirli konulara özgü alıştırmalar daha kolay anlamayı sağlayabilmektedirler. Sınıf içinde ya da dışında uygulanabilecek diğer stratejiler ise aşağıdaki şeklinde sıralanabilinir:
      *
      Fikirlerini kağıt üzerinde düzenleme konusunda güçlük yaşayan öğrenciler kareli kağıt kullanabilirler.
      *
      Matematik olgulara yaklaşım biçimleri için farklı yollar bulmaya çalışın: mesela çarpım tablosunu sırf ezberletmek yerine, “8×2=16 olduğuna göre 16’nın iki katı olarak 8×4=32 olmalı” şeklinde anlatmayı deneyin.
      *
      Yeni becerilere somut örneklerle başlayıp, sonra soyut uygulamalara doğru giderek, giriş yapın.
      *
      Dil konusundaki zorluklarda, fikirleri ve problemleri açıkça anlatın ve öğrencilerin istedikleri gibi soru sorabilmeleri için onları teşvik edin.
      *
      Mümkün olduğunca az dikkat dağıtıcı özelliği olan bir çalışma yeri temin edin ve kalem, silgi ile diğer eğitim araçlarının ihtiyaç duyulduğunda el altında olmasını sağlayın.
      *
      Olabildiğince az dikkat dağıtıcı özelliği olan bir çalışma yeri temin edin: kalem, silgi ile diğer eğitim araçlarının ihtiyaç duyulduğunda el altında olmasını sağlayın.
      *
      Öğrencilerin kendi güçlü ve zayıf yönlerini farketmelerine yardım edin. Bir insanın nasıl daha iyi öğrenebileceğini anlamak, akademik başarı ve güven duygusuna ulaşmasında büyük bir adımdır.

  2. Hale Ergüneş der ki:

    Sn. Şule hanım,

    iyi günler ben size birşeyler danışmak istiyorum.

    İnternet sayfanızı inceledim.

    Benim oğlum ilkokul 1.e başladı. Okumaya geçtiler. Dakikada 47 – 50 kelime arası okuma yapıyor. Ama bazen özellikle (g) harfinde birleştirmelerde sıkıntı çekiyor.

    Heceleri bazen yutuyor. Bazı heceleri bazen okumadan geçebiliyor. Özellikle saat tutarak yaptığımız okumalarda. Her akşam bir kitap okutmaya çalışıyorum.

    İsteksiz okuyor ve okumadan soğuyacak diye korkuyorum. Klüp öğretmenimiz biraz daha yavaşlayalım siz okuma yaptırmayın dedi. Okuldaki öğretmenimizle henüz

    konuyu paylaşmadım, sınıf geneli zamanla daha iyi olacak diyor. (internet sayfasındaki klibi izledim biz öyle değiliz)

    Sizler konunun uzmanı olarak bu durumda nasıl hareket edebileceğim konusunda bana yol gösterici olmanızı istiyorum.

    Teşekkür ederim.

    • Sule Soyer der ki:

      Merhaba,
      Bahsettiğiniz durumlar stres ten kaynaklanıyor olabilir. Okuma güçlüğü yaşıyor olsa dakikada 50 kelime okuyamaz.
      Sıkıntı çekiyoruz dediğiniz konular zamanla okuma pekiştikçe düzelecektir. Çocuğa saat tutarak okutmayın, baskı altında hissettiği için, daha hızlı okuma çabası ile kelime atlamaya başlıyor, önemli olan bu durumun onda pekişmemesi. Onun öz güvenini artırıcı şekilde davranın. Kendisini yetersiz hissetmesin.
      Okuma kitaplarını kendisi seçsin, bol resimli az yazılı olsun, okuyacağı süreye o karar versin, yani siz zorlayıcı olmayın, onun istemesini sağlayacak şekilde bir yöntem seçin.

      • Hale Ergüneş der ki:

        Sn. Şule hanım,

        çok teşekkür ederim. Siz eğitimcilerin görüşleri benim için çok önemli.

        Tekrar tekrar teşekkür ederim.

        İyi çalışmalar

        Hale Ergüneş

  3. Sezer der ki:

    Şule hanım Merhaba

    Kardeşimin kızı 11 yaşında 4 sınıfa gidiyor fakat okumayı bilmiyor halen haftleri tanıyor birleştiremiyor.yazma bozukluğu var.

    Ne yapmamızı önerirsiniz.

    • Sule Soyer der ki:

      Merhaba,
      4. sınıfa gelmiş olan bir öğrenci okuma – yazmayı halledememişse öğrenme güçlüğü (disleksi & Legasteni) yaşıyordur.
      Mutlaka uzman bir eğitim psikoloğu veya psikiyatristi ile görüşmek ve tanı koydurmak en birincil gereklilik.
      Çocuğun okuma gelişimi için yardım gerekebilir. Aile, öğretmen ve eğitim uzmanının koordinasyonu çocuğun gelişiminde çok önemlidir. Çocuk başarabileceğine inandırılmalı, teşvik edilmeli. Onun inanması, kendine güvenini getirecektir. Yazma bozukluğuna faydalı olabilecek aktivite için çizim kursuna göndermenizi öneririm. Tabii kursta hocasının kalem tutuş şekli, çizim teknikleri gibi konularda onunla özel olarak ilgilenmesi ve eğitmesi gerekir.

  4. Nazan der ki:

    Sule hanim benim 2. Sinifa giden bir oglum var.Okumakta konusmakta ve yeni kelimeler ogrenmede sorun yasiyor.Okulda arkadaslari tarafindan dislaniyor.Kendini ifade edemiyor.Busebeple yapilan her hata ondan biliyor.Cunku derdini tam olarak anlatamiyor.Ben bile bazen anlatmak istedigini anlayamiyorm.Arkadaslarina gore gec anliyor.Kendisine birsey ogrettigimde cok zorlaniyorum.Lutfen bana yardimci olur musunuz?

    • Sule Soyer der ki:

      Merhaba,
      Çocuğunuzda gözlemlediğiniz problemler oldukça önemli. Bunun için bir psikolog veya psikiyatrist ile hiç görüştünüz mü? Çocuktaki bu zorluklar onda travma yaratır. Kendisini anlatamamak, iletişim problemi, uyum sorunu akademik zorluklar yaşaması vs.. onun ve sizin aile olarak tek başınıza üstesinden gelebileceğiniz bir durum değil. Bu nedenle bir an önce bir uzmanla iletişime geçmeniz ve onun takibinde olmanız çok önemli.

  5. Ahmet Turhan der ki:

    hocam selamün aleyküm benim kardeşim var normalde 4. sınıfta görüküyor fakat 1. sınıf derslerini alıyor yeni yeni okumaayı öğrendi hocaları ödev veriyor hiç brini kendi yapamıyor okumayı nasıl hızlandırabiliriz veya naıl anlama kailiyetni ggeliştirebiliriz öyle materyalleriniz var mı satın alınabilcek bir şeyler

  6. mbt sko kopi 242 hmm der ki:

    1942 yılında İngiltere’de doğan Hawking, okul dönemlerinde hareketli ve sağlıklı bir öğrenciydi. Oxford Üniversitesi’nin fizik bölümünü birincilikle bitirdi.
    Hayatının kabus dolu günleri ALS motor nöron hastalığına yakalanmasıyla başladı. Omurilik ve beynindeki şuurlu kas hareketlerini düzenleyen sinir hücreleri dağılmıştı. Konuşma bozukluğu ve yutma güçlüğü çekiyordu.
    Derken elleri de tutmaz oldu. Genç yaştaki Hawking’in vücudu, beyni dışında resmen çökmüştü. Hatta doktorlar ancak iki yıl ömrü kaldığını düşünüyorlardı. Morali, ruh hali bir yıkım içinde olan Hawking, sürekli klasik müzik dinleyip bilim kurgu romanları okumaya başladı. Ancak ailesinin ve hocasının yoğun ilgisi ve sevgisiyle hayata tekrar bağlanarak doktorları yanılttı. Ama artık ömür boyunca tekerlekli sandalyeye mahkum, konuşamayan biri haline gelmişti. İletişimini ancak bilgisayar yardımıyla sağlayabiliyordu.
    Sağlık durumunun bu kadar bozuk olmasına rağmen, aşık oldu ve evlendi. Eşinin yardımıyla yüksek lisansını, ardından doktorasını yaptı ve profesör oldu. 1978 yılında teorik fizikteki en büyük ödül olan Albert Einstein ödülünü aldı. 1982 yılına geldiğinde, artık dünyanın dört bir yanından ödüller yağmaya başladı. Kraliçe tarafından verilen “Britanya İmparatorluğu Kumandanı Nişanı” bunlardan birisiydi. Küresel ısınmayı ilk ortaya atan Stephen Hawking oldu.

    Buna benzer teorilerin ve verilerin sahibi olan Hawking, hayatı şekillendirirken inancın ve azmin gereklerini ortaya koyan en büyük örneklerden birisidir.

  7. adidas sko orange 270 bja der ki:

    Tüm çocuklara aynı davranmak doğru değil; Uzmanlar, insanların kişilik yapılarını oluşturan faktörlerden en önemlilerinden birinin kalıtımsal etkenler olduğunu belirterek, kişiliğin oluşumunda kalıtımın çok önemli etkisi olduğunu ifade etti. Aynı anne babadan meydana gelmiş, ancak farklı özelliklere sahip çocuklara aynı şekilde davranmanın doğru olmayacağını belirten uzmanlar, çocuklarla olan iletişimlerde ve çocuk yetiştirirken, onların kişilik özelliklerini mutlaka dikkate almak ve buna göre eğitim vermek gerektiğini kaydetti.
    Her zaman öğüt vermek doğru değil; Buna göre, çocuk, çevresindeki kişilerle iletişim kurmakta zorlanıyorsa, başkalarıyla konuşurken kulakları kızarıyor, elleri terliyor, titriyor ve sesi karıncalaşıyorsa, yapılması gereken husus, onunla yatay iletişime geçmektir. Yani onlara bir arkadaş ve dost gibi yaklaşmalısınız. Anne-baba ahkam kesip, öğütler verdiğinde, çocuk rahat iletişime geçemez.
    Kendinizi onun yerine koyun; Bu sorunu aşmak için, çok konuşarak değil, onu konuşturarak iletişime geçmelisiniz. O zaman çocuğun içindeki bu sıkıntıyı ve tedirginliği günden güne attığını görebilirsiniz. Kısaca onlarla iletişime geçerken 10 kez dinlemeli, 1 kez konuşmalısınız.
    Yasakçı tutum yanlış; Çocuklarla uzlaşarak, ikna ederek ve olayları mantıklı bir şekilde izah ederek, problem çözme yeteneğini geliştirmelisiniz. Zorla ve baskıyla itaat ekenler, isyan biçerler. Her şeyden önce siz kendiniz çocuklara model olmalısınız. Elinizde sigarayla (oğlum sakın sigara içme) dersek hiçbir sonuç elde edemezsiniz.

  8. sac balenciaga work 768 xry der ki:

    Çin’de görevli bir subay bir gün Pekin’de bir lokantaya girdi. Garsonun getirdiği mönü Çince olduğu için ne isteyeceğini bilemedi. Gelen mönüden bir şey anlamasa da parmağını mönüden bir yiyecek isminin üzerine koydu ve gelecek yiyeceği sabırsızlıkla beklemeye başladı. Çok geçmeden masaya bir tabak dolusu meyve geldi. Hayal kırıklığına uğramış bir şekilde tekrar garsonu çağırdı. Mönüden okuyamadığı başka bir şey istedi. Bu sefer de masaya bir dilim pasta geldi. Çok açtı ve istediğini dile getirememenin sıkıntısı içerisindeydi. Tam o sırada yan masada bir müşterinin et yemeği yediğini gördü. İşte istediği yemek buydu. Subay garsona karşı masadaki müşterinin yediği yemeği gösterdi. Garson kısa bir süre sonra bu yemekten getirdi. Subay büyük bir iştahla yemeği yemeye koyuldu. O kadar açtı ki yediği et ona çok lezzetli geldi ve bunun ne eti olduğunu öğrenmek istedi. Pekin ördeğinin şöhretini duymuştu. Bu acaba onun eti miydi? Garsonu çağırdı, eti gösterdi ve kollarını kanat gibi yaparak “vak vak” dedi. Çinli garson, subayın ne öğrenmek istediğini anlamıştı. “hayır” anlamında başını sallayarak “hav hav” dedi.

    Aynı dili konuşamayan insanlar hikayedeki gibi iletişim kurmakta çok zorlanıyor. Peki sen aynı dili konuştuğun arkadaşlarınla, annenle, babanla ve çevrendeki herkesle dilediğin gibi iletişim kurup anlaşabiliyor musun? İletişim yalnızca konuşmak değil, dinlemek, anlamak saygı duymak, paylaşmaktır. Ancak böyle sağlıklı iletişim kurulabilir. Aynı zamanda hareketlerin, mimiklerin nasıl duygular içinde olduğunu da anlatır karşındakine. Bu yüzden seninle iletişim kurmaya çalışan kişileri doğru şekilde dinlemeli dikkatini ona vermelisin. Bu yalnızca senin değil kaşındakinin de seni anlamak için yapması gereken şeydir bu aslında. Konuştuğun kişinin gözlerine bakmak, konuştuğunuz konu ile ilgili aklına takılanları anında sormak, karşındaki ile ilgilenirken başka şeylerle meşgul olmamak etkili dinlemenin püf noktaları.

  9. salomon skibukser b rn 427 qkn der ki:

    Teknolojik aletler elbette kullanılmalı ve ihtiyaçlarımızı gideme anlamında hayatımızın birer parçası olmalı. Ancak neyi ne kadar tüketeceğine karar vermelisin. Çünkü televizyondaki ya da internetteki reklamlar, ürünler her zaman senin aklını çelmek için orada olacaklar. Dolayısıyla seni bir tüketim canavarı haline dönüştürebilirler. Ya da bilgisayarın başında çok fazla vakit geçirmen ailenle olan iletişiminin azalmasına neden olabilir. Bilgisayar ya televizyon başında vakit geçirirken dikkatini başka bir şeye vermekte zorlanırsın. Ekranda olup bitene odaklanırsın. Dolayısıyla ailene daha az vakit ayırır yaptıklarını fark etmez, söylediklerini duymazsın. Bu da aranızdaki iletişimin zayıflamasına neden olur. Bilgisayar oyunları da elle tutulur bir sonuca varmadan, ekranın karşısında geçirdiğin saatler yorgunluğa neden olur. Bununla birlikte kazanma hırsı, kazanamadığında yaşadığın stres seni daha fazla yorar. Tün bu olumsuzluklar bir araya geldiğinde bilgisayar ve internet başta zamanınız olmak üzere senden çok şey götürecektir.

    Teknolojik aletlerin hayatından çaldığı zamanları kontrol altına almak için zaman planlamasını doğru yapmalısın. Mesela televizyon karşısında geçirdiğin süre 1-2 saati geçmemeli. Televizyon izleyeceğin zamanlar da mutlaka planlı olmalı. Her canın sıkıldığında televizyonun ya da internetin başına geçmek yerine kendine başka aktiviteler bulabilir, bu zamanı kitap okuyarak ya da arkadaşlarınla yüz yüze sohbet ederek geçirebilirsin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir