Bireysel ve Kurumsal Düzeyde Rant Kollama

Rant, üretim faktörlerinden toprağın ve diğer kaynakların üretimden aldığı paya denir.

Iktisat biliminde rant deyince akla önce “toprak rantı” gelir. Toprağın kıt olmasından dolayı fiyatların artması sonucunda elde edilen değere de “Gerçek rant” denilir.

Rant kollama oldukça geniş bir kavramdır. Monopol kollama, tarife kollama, kota kollama, ihracatta teşvik kollama, lisans kollama gibi faaliyetler bu kavramın içeriğini oluşturur.

Ekonomik faaliyetlerin düzenlenmesi amacıyla devlet tarafından ekonomiye yapılan müdahale suni rant’ı yaratır. Çıkar ve baskı gruplarının devlet tarafından yaratılan “suni rant”ı elde etmek için giriştikleri faaliyetler “rant kollama” olarak adlandırılır. Çıkar ve baskı gruplarının yaptığı lobicilik faaliyetlerinin en önemli amacı, devletten bir ekonomik ve sosyal kazanç transferi elde etmektir.

Ülkemizde rant kollama olayları Cumhuriyet’ten günümüze  kadar süregelmiştir.

Incelendiği zaman, özellikle ithal ikamesine dayalı içe dönük bir sanayileşme stratejisinin mevcut olduğu ekonomik dönemlerde lisans kollama ve kota kollama olayları yaygın olarak görülmüştür.

Ithal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisi yerine, ihracata dayalı sanayileşme ve ithalatın serbestleştirilmesini hedef alan bir dış ticaret politikasının benimsendiği uygulamalara geçildikten sonra, teşvik mevzuatında önemli değişiklikler yapılarak, ihracatı destekleyici yönde kararlar yürürlüğe konulmuştur.

Teşviklerin çok sayıda ve türde olması, teşvik mevzuatının ve hukuksal kurallarının açık ve anlaşılır olmaması, denetim mekanizmasının yeterince  işletilmemesi gibi nedenlerden ötürü teşvik uygulamaları zaman içerisinde amacından sapmış ve çeşitli suistimallere konu olmuştur.

Gündemi uzun süre meşgul eden hayali ihracat, ihracatta teşvik tedbirlerinin amacından ne derece saptığının açık bir göstergesidir.

Teşvik tedbirlerinin amacı, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyüme ve kalkınma sürecinin hızlandırılması ve piyasa ekonomisine işlerlik kazandırılmasıdır.

Ülkemizde özellikle kalkınmada öncelikli yörelere verilen yatırım teşvik kredilerinin, başka amaçlarla ve başka yerlerde kullanıldıkları tespit edilmiştir. Hayali ihracattan sonra, birde hayali yatırım konusu kamuoyunun gündemine gelmiştir.

Özelleştirme hazırlık çalışmalarında yabancı danışman firmaların yanı sıra bazı yerli firmalarla çalışılmıştır. Ancak bu çalışmalar yürütülürken işçi ve işveren kesimini temsil eden kuruluşlar ve sendikalar, üniversiteler ve diğer uzman kurum ve kuruluşlardan yararlanma ihtiyacı hissedilmemiştir. Yerli ve yabancı firmalara ödenen astronomik rakamlar devlet eliyle nasıl bir rant fırsatı yaratıldığını gözler önüne sermektedir.

Rant kollamanın ortaya çıkmasının nedeni, devletin iktisadi faaliyetleri düzenlemeye ve kontrole tabi tutması veya bazı iktisadi faaliyetler üzerine  sınırlamalar getirmesidir. Bu yaptırım, bireysel veya çıkar gruplarının örgütlenerek siyasal iktidarı ve bürokrasiyi etkilemek suretiyle karşılıksız bir gelir transferi elde etme eylemine dönüşmüştür.

Bireysel ve kurumsal düzeyde rant kollama gayretlerinin sosyal maliyeti bütçe maliyetidir. Rant kollama, doğrudan verimli olmayan bir faaliyettir. Oysa kişiler ve kurumlar doğrudan verimli olan iktisadi faaliyetler sonucunda milli gelire ve milli ekonomiye bir katkıda bulunurlar. Türkiye’de sektörlerin gelişmesindeki en büyük engel rant ekonomisidir. Rant ekonomisinin önü tamamen kesildiğinde, sektörler işlerine odaklanacaklar ve piyasalar adil  rekabet ortamına  kavuşacaktır.

Ahlak konusunda inandığım ilke şudur; bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir; eğer kendini kötü hissediyorsan o gayri ahlakidir.”  Ernest Hemingway

Devlet gerekli bir kötüdür.”  Emile Faguet

Şule SOYER
Jeoekonomist                                                                                                                      27/10/2003           

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir